100 SORUDA İMAR BARIŞI SORULAR-CEVAPLAR

TCK 184. Maddesi uyarınca İmar Kirliliği Suçundan ceza almış ve kesinleşmiş kişilerin cezası kalkacak mıdır?

Kanunda bu konuda açık hüküm olmaması sebebiyle ceza usulü hakkında bir yorum yaparak konuya açıklık getirmek gerekecektir.

İmar barışı, sadece imara aykırı binalara uygulanan idari para cezaları ve bunların yıkılmaması, kat irtifakı sağlanması vesair konulara odaklanıldığı için, ceza yargılamasına etkisi, çokça tartışılan bir konu değildir. İmara aykırılık suç olarak 5237 sayılı Ceza Kanunu’nda yer aldığı ve öncesinde ceza yasalarında suç olarak tanımlanmadığı için de, imar afları karşısında ceza hükümlerinin durumu konusunda, yeterli bir içtihat göze çarpmamaktadır. Bu nedenle aşağıda verilen bilgiler, genel ceza hukuku ilkeleri kapsamında sunulmuş olup, kişisel bir mütalaa niteliğindedir.

Söz konusu imara aykırı olan ve imar barışı kapsamına giren yapılar için, halihazırda devam eden soruşturma ve kovuşturma aşamasındaki yargılamalar için savcılık veya mahkemeye yapıyla alakalı yapı kayıt belgesinin sunulması halinde, takipsizlik ve düşme kararları verilebilecektir. Yapı kayıt belgesi henüz alınmamış ama başvuru aşamasında ise de , bununla alakalı başvurulduğuna dair belgenin adli merciye sunulması ile kayıt belgesi alınana dek soruşturma veya kovuşturma aşamasının bekletilmesini talep etme hakkı mümkün olacaktır.

Söz konusu yapılarla alakalı olarak geçmişte ceza almış ve infaz aşamasındaki hükümlüler de yapı kayıt belgesi başvurusuna dair belgelerini ibraz eder ve bu sayede infazın ertelenmesini talep edebilirler. Neticesinde yapı kayıt belgesini ibraz ederek de, yeniden yargılama hükümleri çerçevesinde, hükmün ortadan kaldırılmasını talep edebilirler.

Ceza almış ve cezanın infazının da bittiği durumlarda, yapı kayıt belgesinin ibrazı ile kişinin adli sicil kaydının silinmesi mümkün olabilecektir.

Bütün bu durumlar, ancak imara aykırı yapının ayakta olduğu ve kendisi için yapı kayıt belgesi alınabileceği ve adli mercilere bir yapı kayıt belgesi sunulabileceği hallerde geçerlidir.

Ayrıca belirtmek gerekir ki, yapı kayıt belgesine başvurup, bunu ceza mahkemeleri ve savcılıklara sunacakların, bu konuda yaptıkları yapının imara aykırı olduğunu ve suç işlediklerini ikrar etmiş olacaklarını da gözden kaçırmamak gereklidir. Yani eğer, yaptıkları yapının imara uygun olduğunu, haksız yere yargılandıklarını düşünüyorlarsa, yapı kayıt belgesi sunmakla bu savunmalarından vazgeçmiş olacaklarını da akıldan çıkartmamalıdırlar.

Son olarak, burada altını çizmemiz gereken İmar kirliliğine neden olma suçu, TCK’dan kalkmamıştır. Sadece İmar Kanunu’na eklenen bir geçici madde ile geçici bir koruma kazanmıştır, o nedenle bu konudaki görüşümüz bu şekilde olmakla beraber, uygulamanın nasıl olacağını da görmek gerekecektir.